2009-02-11 16:16:00

HÜZÜN HANIMSizmisiniz?...Nasılsınız Hüzün hanım?..Her akşam iş çıkışında rastlarım size.Hep bu köşede karşılaşırız; beraberce yürürüz.Hiç konuşmazsınız.Her zaman sessizsinizdir. Size Hüzün hanım diyorum, kırılmıyorsunuz değil mi? Size ne kadar da yakışıyor bu isim, sizinle bütünleşiyor.Hep akşamları rastlaşırız sizinle. Köşeyi dönünce bir kuytuda görürüm sizi,takılırsınız peşime...Unuturum da sessizliğinizi hep bir şeyler anlatır, sorular sorarım.Siz sabırla susmaya devam edersiniz.Bazen yüzünüzü merak eder mahsus elektrik direklerinin altından geçerim. Ama kandıramam sizi, kayboluverirsiniz.Uzaktan geçersiniz hep...Sizinle sohbet etmeye doyamıyorum, nedense.Sessizliğiniz bile hoş geliyor bana. Kimseye anlatamadıklarımı anlatırım size.Gönlüm rahattır yanınızda. Bilirim sır saklarsınız. Konuştuklarımız aramızda kalır. Bazen o hüzünlü haliniz bana öyle dokunur ki, size dokunmak, teselli etmek isterim. Uzatırım elimi, fakat siz uzaklaşırsınız. Sanki aramızdaki dostluk hiç yokmuş gibi gelir, kırılırım. Az sonra yeniden gelirsiniz yanıma. Anlarım beni affettiğinizi..Sizinle olunca eve gelmek hiç istemez canım.Apartmanın otomatiğini yakmak istemez canım. Yakmadan, karanlıkta çıkarım yukarıya. Sessizce yanımda yürümeye devam edersiniz.Sesimizi duyupta karşı komşumun kapıyı açmasından korkarım.Siz yanımdayken aydınlıktan öyle korkarımki, oysa bir zamanlar karanlıktan korkardım. Ne kadar misafirperver olduğumu göstermek için içeriye davet ederim sizi. Gelmezsiniz...Çekip gidersiniz.Işığı hiç sevmezsiniz çünkü.Sizi ne kadar severim bilmezsiniz Hüzün hanım...Ama ben bilirimki siz, her akşam beni karanlık bir köşede beklersiniz. (1991)... Devamı