HIRSIZ (KÜÇÜK BİR ÖYKÜ)

2009-08-05 14:31:00

Seneler seneler önce bir ülkede kral ve kızı birlkte yaşarlarmış. En güzelden daha güzel, en akıllıdan daha akıllıymış prensese. Ne zaman birinin ihtiyacı olsa hemen yardımına koşarmış. İçinde hiç kimseye kötülük ve kin beslemezmiş. Çaresiz kalan her kim olursa olsun ondan yardım diler, prenses te elinden gelen yardımı yaparmış. O güzeller güzeli prenses, bir gün hiç beklemediği bir olay yaşamış. Kırlarda gezinirken bir gün, yanına daha önce hiç karşılaşmadığı bir yabancı gelmiş. Saçları gece gibi kara, gözleri dipsiz kuyular gibiymiş, O'nun her hareketinde sanki ağaçlar eğiliyor , rüzgâr o'nunla esiyormuş. Ellerinin arasında sakladığı bir demet papatyayı yabancı, usulca koklamış; yavaşça dudaklarına değdirmiş. Ve gözlerinde yanardağdan daha sıcak ateşler yakarak uzatmış papatyaları kralın kızına. İlkin almak istemese de, o delici yakıp kavuran bakışlara daha fazla karşı koyamayarak almış çiçekleri güzel prenses. Yabancı yanından uzaklaşıp gittiğinde bir hayal dünyasına dalmış prenses, adeta ayakları yere basmıyor, mavi göklere doğru uçuyormuş. Olanları uzaktan gören kral; merak ve korkuyla karışık duygular içinde hemen güzel kızının yanına koşmuş. Rüzgâr vurmuş söğüt dalı gibi titreyen kızına bakarak; " O yabancı da kimdi sevgili kızım" diye sormuş. Umutsuzca omzunu silken prenses babasına bakmış ve " Bir hırsızdı babacığım!" demiş. Merakla uzaklaşmakta olan yabancının arkasından bakan kral, şaşırarak kızına dönüp sormu; "tacın,kolyen, yüzüğün hepsi yerli yerinde duruyor güzel kızım, peki ama bu hırsız senin neyini çaldı?". ... Devamı